Enerjide güçlü Türkiye

GİRİŞ TARİHİ: 08.01.2026 GİRİŞ TARİHİ: 11:15 SON GÜNCELLEME: 08.01.2026 11:15
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, hedeflerinde enerjide dışa bağımlılığını bitiren, yenilenebilir enerji devrimine imza atan, sürdürülebilir madencilikte değer zincirini oluşturan güçlü bir Türkiye olduğunu söyledi. Bayraktar, 2026’da “Enerjide Merkez Ülke Türkiye” hedefi yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceklerini kaydetti.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Yüzyılı vizyonu ile doğal gazdan petrole, madenden nükleere kadar attıkları her adımda enerjide tam bağımsızlığa biraz daha yaklaştıklarını belirterek, önümüzdeki 30 yılda Türkiye'nin enerjide ve tabii kaynaklar alanında dışa bağımlılığını tamamen bitirmekte kararlı olduklarının altını çizdi. Bayraktar, yürüttükleri projeler ve attıkları tüm adımlar ile arz güvenliğini sağlamlaştırdıklarını, Türkiye'yi enerjideki tüm risklere ve olumlu-olumsuz tüm senaryolara hazırladıklarını kaydetti. Bayraktar, "Zaten bugüne kadar da ülkemizi bu alandaki risklerden uzak tutmak için 'yapılamaz, mümkün değil' denilen projelerin hepsini tek tek hayata geçirdik, daha iyilerini de yapmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığını bitirmiş, yenilenebilir enerji devrimine imza atmış, sürdürülebilir madencilikte değer zincirini oluşturmuş güçlü bir Türkiye hedeflediklerinin altını çizdi.

Son dönemde dünyanın, küresel anlamda çok fazla belirsizlikle karşı karşıya kaldığına işaret eden Bayraktar, özellikle son 5 yıla bakıldığında; Covid-19 pandemisi, tedarik zincirinde aksamalar, enerji ve emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, ticaret savaşları, konvansiyonel savaşlar ve dünyanın birçok yerinde jeopolitik gerilimler yaşandığına dikkat çekti. Bayraktar, "Böylesi bir ortamda enerji sektöründe gerekli yatırımları yapmak çok daha zor hale geldi. Küresel enerji krizi gösterdi ki, güçlü enerji altyapısı ve tedarik portföyünü oluşturamayan ülkelerin, enerji arz güvenliği, tehlikeye girmektedir. Biz bu kapsamda politikalarımızı enerji talebimizi karşılamak, ithalat bağımlılığımızı azaltmak ve yüzyılın ortalarına doğru karbon nötr bir ülke haline gelmek hedefi ile şekillendiriyoruz. Kapsayıcı ve uyum sağlayabilir bir yaklaşım benimsiyoruz. Hiçbir enerji kaynağını dışlamıyoruz. Her kaynağa ve her yakıta açık olmanın yanı sıra bu süreçte elbette piyasa dinamikleri değiştikçe politikalarımızı buna göre ayarlayabilecek esnekliğe olma yönünde de adımlar atıyoruz" dedi.

"NİHAİ HEDEFİMİZ, KESİNTİSİZ, UCUZ ENERJİ TEDARİKİ"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, PARA Dergisi'ne verdiği röportajda, 2026 yılında Bakanlığın öncelikli gündem maddelerini anlattı. Bayraktar, 2016'da ortaya koydukları "Milli Enerji ve Maden Politikası" doğrultusunda "Nerede doğal gaz ve petrol varsa arayacağız, bulacağız ve ülkemizin ekonomisine kazandıracağız" dediklerini ve öyle de yaptıklarını vurguladı. Bu anlamda çok önemli adımlar attıklarını dile getiren Bayraktar, "Yerli ve milli kaynaklarımızı; Karadeniz doğal gazımızı, Gabar petrolümüzü üretmeye başladık. Buralardaki üretimi artırırken yeni yılda yeni aramalar yapmayı sürdüreceğiz. Elbette Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde elektrik üretimi için 2026 yılı kritik bir eşik olacak. Yeni yılda güneş ve rüzgar başta olmak üzere, yenilenebilir enerjide de gücümüze güç katmaya devam edeceğiz. Nihai hedefimiz ve elbette önceliğimiz; vatandaşlarımıza kesintisiz, kaliteli ve ucuz enerji tedarik etmek. Bu doğrultuda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Arz güvenliğimizi sağlamlaştıracak her türlü adımı atıyoruz, atmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonu ile doğal gazdan petrole, madenden nükleere kadar attığımız her adımda enerjide tam bağımsızlığa biraz daha yaklaşıyoruz. Türkiye'nin önümüzdeki 30 yılda enerjide ve tabii kaynaklar alanında dışa bağımlılığını tamamen bitirmekte kararlıyız" diye konuştu.

"NÜKLEER ENERJİ TEKNOLOJİSİ BİR ZORUNLULUK"

Nükleer enerjiye yönelik açıklamalarda bulunan Bayraktar, Türkiye olarak kesintili bir kaynak olan yenilenebilir enerjiye bu kadar yatırım yaparken bunun yanına elbette temiz bir baz yük olan nükleer enerjiyi de koymak gerektiğini kaydetti. Bayraktar şunları söyledi:

"Nükleer enerji; bir yandan enerji talebimizi kesintisiz karşılaması, diğer yandan da '2053 Net Sıfır Emisyon' hedefine ulaşmamızda stratejik bir başlık olarak öne çıkıyor. Dubai'de gerçekleştirilen COP 28'de adeta yeni bir nükleer dönemin doğuşuna şahitlik ettik. Dünyanın gelişmiş ülkeleri nükleer enerjide mevcut kurulu gücün 2050 yılına kadar 3 katına çıkarılması konusunda bir girişim başlattı. Türkiye olarak biz de Bakü'de düzenlenen COP29'da bu girişime destek vererek ilgili deklarasyona imza attık. Biz açıkçası nükleer enerji teknolojisini bir seçenek olarak değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz."

"2026 DÖNÜM NOKTASI OLACAK"

Bayraktar, ülkenin ilk nükleer güç santrali olacak Akkuyu NGS'nin, aynı anda 4 reaktör inşasının yürütüldüğü, dünyanın en büyük nükleer santral projesi olduğunu vurguladı. 2026 yılının, nükleer enerjide ülke için çok önemli ve tarihi bir dönüm noktası olacağını dile getiren Bayraktar, "Çünkü Akkuyu NGS'nin ilk ünitesinin 2026'da elektrik üretimine başlaması planlanıyor. Reaktörlerin tamamı devreye alındığında elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 10'unu Akkuyu'dan karşılayacağız. Bu sayede yıllık 7 milyar metreküp doğal gaz ithalatını önleyerek yılda 35 milyon ton karbon emisyonunu engelleyeceğiz. Halihazırda on binlerce kişinin istihdam edildiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde, işletme döneminde de 4 bin kişiye sürekli iş imkanı sağlayacağız" dedi.

NÜKLEER SANAYİ EKOSİSTEMİ GELİŞTİRİLECEK

Nükleer kapasiteyi artırmak amacıyla Sinop ve Trakya nükleer güç santrali projelerine ilişkin çalışmaları sürdürdüklerini dile getiren Bayraktar, konvansiyonel nükleer güç santrallerinin yanı sıra önümüzdeki dönemde küçük modüler reaktörlere (SMR) yönelik çalışmalar da yaptıklarını vurguladı. Bayraktar, "2050 yılına kadar toplam 5.000 MW SMR kurulu gücüne sahip olmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz, ABD ile nükleer enerjinin barışçıl amaçla kullanımına yönelik Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Anlaşması imzaladık. Anlaşma, büyük ölçekli santrallerin yanı sıra SMR'lara yönelik ortak çalışmaları içeriyor. Ayrıca, nükleer enerjinin tıp, tarım ve sanayi gibi sivil alanlardaki kullanımına yönelik çok boyutlu iş birliği zemini oluşturuyor. Benzer şekilde yakın zamanda Güney Kore ile Nükleer Enerji İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı'nı imzaladık. Başta Sinop olmak üzere bu alandaki birçok konuda ortak çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz. Tüm bu çalışmalar neticesinde, net sıfır emisyon hedefimiz kapsamında, 2035 yılına kadar 7.200 MW, 2050 yılına kadar 20 bin MW nükleer kapasiteye sahip olmayı planlıyoruz. Elbette bu süreçte teknoloji transferi ve insan kaynağının gelişiminin yanı sıra yerlileştirme konusuna da santralin yapımı kadar önem veriyoruz. Akkuyu'daki yerlileşme oranı yüzde 50'nin üzerine çıktı. Özellikle inşaat sektörü önemli bir katkı koydu. Sinop ve Trakya'da da oluşturduğumuz bu nükleer sanayi ekosistemini geliştirmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

"2026'DA 300 SONDAJ YAPMAYI PLANLIYORUZ"

Bakan Bayraktar, yerli ve milli kaynakları ekonomiye katmak adına yeni yılda da arama çalışmalarının hız kesmeyeceğini söyledi. Daha evvel açıkladığı üzere, iki yeni sondaj gemisinin Türkiye'ye ulaştığını vurgulayan Bayraktar, "5'inci ve 6'ncı sondaj gemilerimizle birlikte Türkiye, dünyanın en büyük 4'üncü enerji filosuna sahip ülkesi konumuna yükseldi. Gemilerimiz Karadeniz'de, Akdeniz'de ve işbirliği yaptığımız ülkelerdeki operasyonlarımızda görev alacak. Bildiğiniz üzere, Karadeniz'de Sakarya Gaz Sahası'nda çalışmalarımız devam ediyor. Halihazırda Türkiye'de 4 milyon haneye yetecek kadar doğal gazı Karadeniz'den üretir hale geldik. Bunu önümüzdeki yıl bu vakitler Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu ile 2 katına çıkaracağız. 2028'de 4 katına çıkaracağız ve Türkiye'de konutlardaki doğal gazın neredeyse yüzde 80'ini kendi gazımız ile karşılayabilir hale geleceğiz. Daha yapacak çok işimiz var; yeni sahalar arıyoruz, yeni sondajlar yapacağız. Sadece şu anda çalışma yaptığımız Batı Karadeniz'de değil, Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz'de daha farklı potansiyeller var. Karadeniz'de 2026 yılı içerisinde 6 tane yeni keşif amaçlı sondaj yapmayı planlıyoruz" dedi.

Bakan Bayraktar, Diyarbakır'da yürüttükleri çalışmalarda yatay sondaj yöntemiyle üretilebilecek önemli miktarda kaya petrolü rezervi olduğuna inandıklarını söyledi. Bu kapsamda orada 24 sondaj yapacaklarını dile getiren Bayraktar şunları kaydetti:

"Gabar sahasıyla birlikte Şırnak'ı petrolün en fazla üretildiği il haline getirdik, bu yeni üretim yöntemi ile sırada Diyarbakır var. Ayrıca, Gabar'da üretimimiz iyi gidiyor. Gabar'da yaklaşık 81 bin varillik bir plato üretim değerine ulaştık. Gabar ve civarında, Hakkari'de, Van'da, farklı yerlerde de yeni arayışlarımız devam ediyor. 2026 yılında 282'si karada, 18'i denizde olmak üzere toplam 300 sondaj yapmayı hedefliyoruz."

PAKİSTAN'DA ARAMA FAALİYETLERİ BAŞLIYOR

Bakan Bayraktar, enerjiyi çatışma ve gerilimlerin değil, bölgesel ve küresel iş birliğinin bir aracı olarak gördüklerini vurgulayarak, bu kapsamda, 'Enerjide Merkez Ülke Türkiye' hedefiyle uyumlu olarak dinamik ve yoğun bir enerji diplomasisi yürüttüklerini kaydetti. 2025 yılının iş birliği ve ortaklıklar tesis etme açısından oldukça verimli geçtiğini ifade eden Bayraktar, şunları söyledi:

"Örneğin; Macaristan'la yaptığımız anlaşma kapsamında AB sınırları içerisinde ilk kez petrol ve doğal gaz arama ve üretim hakkı elde ettik. Hem ülkemiz hem de küresel petrol piyasaları için önem arz eden günlük 1.5 milyon varil ham petrol taşıma kapasiteli Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nda yaklaşık iki yıl aradan sonra eylül ayında akış başladı. İlaveten, Türkiye-Suriye Doğal Gaz Boru Hattı'nı açarak Suriye'ye gaz ihracına başladık. Ayrıca, biliyorsunuz Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz Somali'de ilk kıtalararası görevini başarıyla tamamladı ve yurda döndü. Türkiye ve Somali arasındaki enerji iş birliğine yeni bir halka ekleyerek 2026 yılında ilk sondajı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Pakistan ile de 2 kara ve 3 deniz sahasında petrol ve doğal gaz aranmasına yönelik bu ay başında anlaşma imzaladık. Dost ve kardeş ülke Pakistan'da arama faaliyetlerini en kısa sürede başlatacağız."

Ülke dışındaki ilk altın üretimi Nijer'de

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, 2026'da da arz güvenliğine katkı sağlarken "Enerjide Merkez Ülke Türkiye" hedefi yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye ve Somali arasındaki enerji iş birliğine yeni bir halka eklediklerini, Somali'de yaklaşık 16 bin kilometrekarelik 3 kara sahasında da petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine başlamayı hedeflediklerini söyleyen Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bulgaristan, Romanya, Libya, Umman, Kazakistan, Venezuela ve Nijer'le de petrol ve doğal gaz arama ve üretim alanındaki faaliyetlerimizi somut projelere dönüştürmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Afrika Nijer'deki altın sahasında faaliyetlerimizin ilk fazını tamamladık. Ülkemiz dışında altın üretimine ilk olarak inşallah Nijer'de başlayacağız. Benzer şekilde, Özbekistan'da da altın başta olmak üzere farklı maden türlerine yönelik arama faaliyetlerimizi sürdürüyoruz."

"Nadir toprak elementlerini devlet eliyle işleyeceğiz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, nadir toprak elementlerinin üretilmesi ve işlenmesinin, en öncelikli konulardan biri olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda, Eskişehir Beylikova'da yoğunlaştırdıkları arama faaliyetleri kapsamında 125 bin metrenin üzerinde sondaj gerçekleştirdiklerini dile getiren Bayraktar, 694 milyon tonla dünyada tek sahada en büyük ikinci nadir toprak elementi kaynağını tespit ettiklerinin altını çizdi. Bayraktar açıklamalarına şöyle devam etti:

"2023 yılında buradaki pilot tesisi hayata geçirdik. Pilot tesisimiz şu anda çalışıyor. Şimdi endüstriyel ölçekli tesis için temel atmaya hazırlanıyoruz. 2026 yılı hedefimiz, burada temel atmak ve 2 yıl içerisinde de bu tesisi hayata geçirmek.

Öte yandan, şu anda NTE ile ilgili saflaştırma düzeyimiz 92-93 bandında. Bu teknolojiyi daha hızlı bir şekilde alabilmekle ve yüzde 92-93 olan saflaştırma seviyesini daha yukarı nasıl götürebileceğimizle ilgili çalışıyoruz. Ayrıca, nadir toprak elementleri ve diğer kritik mineraller üzerinde çalışmalar yapmak üzere 2018 yılında kurduğumuz Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü'nde cevher zenginleştirme, saflaştırma ve geri dönüşümden uç ürüne kadar faaliyetlerle TENMAK çatısı altında çalışmalarımıza devam ediyoruz. İlaveten, sizin aracılığınızla bir kez daha bu konudaki iddialara cevap vermek isterim; nadir toprak elementlerini hiçbir yere satmıyoruz. Devlet eliyle işleteceğiz. Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak istiyoruz."

"LNG gazlaştırma kapasitesini 5 kat artırdık"

Bayraktar, ülkenin arz güvenliğine ciddi katkılar sağlayan LNG altyapısını da önemli ölçüde geliştirdiklerinin altını çizdi. LNG gazlaştırma kapasitesini 5 kat arttırarak günlük 161 milyon metreküpe çıkardıklarını dile getiren Bayraktar, "Bu altyapı yatırımlarımızın somut sonuçlarını da görüyoruz. 2025 yılında, birçok LNG tedarik anlaşması imzaladık. Sadece 2025'te 106 milyar metreküp, 2024 Eylül ayından itibaren ise 155 milyar metreküplük uzun dönemli LNG anlaşmasını imza altına aldık. Boru hattıyla gelen gazın yanına alternatif olarak LNG'yi koyarak rekabetçi fiyatlarla ürün çeşitlendirmeye gittik" dedi.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.