“Turizmde tüm dünyayı hedefledik”
HÜLYA GENÇ SERTKAYA / Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025'in Türkiye turizmi açısından son derece başarılı geçtiğini vurgulayarak, açıklanan rakamların 64 milyar dolar olan yıl sonu turizm gelir hedefine ulaşılacağını gösterdiğini ifade etti. Ersoy, Türkiye'nin artık sadece ziyaretçi sayısıyla değil, elde ettiği gelir ve kalite göstergeleriyle de dünya turizminde en güçlü ülkelerden biri haline geldiğini kaydetti. 4 mevsime ve 81 ile yayılan turizm anlayışı geliştirdiklerine dikkat çeken Ersoy, tüm şehirlerin turizm potansiyelini değerlendirerek hareket ettiklerini söyledi. Bir diğer önemli adımlarının ise kaynak pazar çeşitliliği olduğunu belirten Bakan Ersoy, Türk Hava Yolları'nın 330 şehirden sağladığı direkt uçuş altyapısını baz alarak tüm dünyayı hedef turizm pazarı olarak planladıklarını ve 200'e yakın ülkede yoğun tanıtım faaliyetlerini yürüttüklerini dile getirdi. Turizmin stratejik bir sektör ilan edilmesinin ardından çok ciddi reformlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Ersoy, "O dönem, yola çıkarken kendimize bir hedef belirledik; biz Türkiye'yi turizmde dünyanın süper ligine yükselteceğiz ve oradaki yerini, daima yükselen bir grafikle, kalıcı hale getireceğiz dedik. Çalışmalarımızı, altyapımızı, attığımız adımların tamamını bu hedefe uygun şekilde gerçekleştirdik. Asla kısa vadeli bir planın içinde olmadık. Bu hedeflere ulaşabilmenin de yolu krizlere karşı bağışıklık kazanmış bir turizm sektör yapısına kavuşmaktan, pazar çeşitliliğini olabildiğince artırmaktan, 12 aya yayılmış, nitelikli turizmden, etkili iletişim, pazarlama ve tanıtım stratejilerinden geçiyordu. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz bunu başardık" dedi.
"HEDEFLERİMİZLE UYUMLU BİR SEYİR YAKALADIK"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, PARA Dergisi'ne verdiği röportajda üçüncü çeyrek rakamlarına bakıldığında 2025'in ziyaretçi sayılarından gelirine kadar pek çok alanda hedeflerin yakalandığı ve aşılmaya başlandığı bir yıl olduğunu vurguladı. İlk 9 ayda Türkiye'ye gelen ziyaretçi sayısının 49 milyon 993 bine ulaştığına dikkat çeken Ersoy, "Geçen yıl aynı dönemde Türkiye'de 49 milyon 181 bin ziyaretçi ağırlamıştık. Yani 2025'te yüzde 1.6'lık bir artışla hedeflerimizle uyumlu bir seyir yakaladık. Ülkemize 9 ayda 50 milyona yakın turist gelmesi doğal olarak turizm gelirimizde de belli bir oranda artış yaşanmasını sağladı. Yılın ilk 9 ayında 50 milyar dolarla turizm gelirinde yeni bir rekor daha kırdık. 2024'ün ilk 9 ayında 47.3 milyar dolar gelir elde etmiştik. Yüzde 5.7'lik bir artışla Türkiye, turizmde tarihinin en yüksek 9 aylık gelirine imza attı. Bu rakamlarla birlikte kişi başı ortalama harcama da 103 dolara çıktı. 2025 sonunda ortaya çıkacak rakamlara göre ortalama kalış süresinin de 2024 rakamlarına göre uzayacağını düşünüyorum. 2024'te ortalama kalış süremiz 10.6 gündü" diye konuştu.
Kişi başı gecelik harcama rakamlarındaki artışın da dikkat çekici olduğuna işaret eden Ersoy, "2017'de, strateji değişikliği öncesinde yabancı turistlerin kişi başı gecelik geliri 83 dolardı. 2024'te bu rakamı 107 dolara, 2025'in ilk dokuz ayında ise 116 dolara yükselttik. Elimizdeki verilere göre ekimde de son derece iyi sonuçlar elde ettik. Bütün bu rakamlar bize yıl sonu turizm gelir hedefimiz olan 64 milyar dolara ulaşacağımızı net bir biçimde gösteriyor" dedi.
"60'TAN FAZLA ÜRÜNLE TURİZM PİYASASINDA YER ALIYORUZ"
Bakan Ersoy, turizm sektörünü krizlere karşı bağışıklık kazanacak şekilde güçlendirmek amacıyla yeni politikalar geliştirdiklerini vurguladı. Stratejilerinin de tam olarak bu yönde ilerlediğini söyleyen Ersoy, "Geçmiş yıllarda Türkiye'de turizm dendiğinde akla sadece deniz, kum ve güneş geliyordu. Tarihi ve kültürel olarak çok zengin topraklar üzerine kurulan ülkemizde turizm dendiğinde sadece plajların akla gelmesi elbette kabul edilebilir bir durum olamazdı. İşte biz bu amaçla bir yandan plajlarımızı, denizlerimizi koruduk, bu alanda turizm potansiyelimizi doğru ve etkin kullanmaya başladık. Bu alanlarda da çok önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Yeni yaklaşım kapsamında 4 mevsime ve 81 ile yayılan bir turizm anlayışı geliştirdik. Tüm şehirlerimizin turizm potansiyelini değerlendirerek hareket ediyoruz. Şehirlerimizin öne çıkan özelliklerini dünyanın farklı ülkelerinde anlatıyoruz. Mardin'in, Bursa'nın, Samsun'un, Trabzon'un, Mersin'in tanıtımlarını dünyanın dört bir yanında gerçekleştiriyoruz. Gastronomi, spor, sağlık, inanç, yayla ve tarih olmak üzere farklı alanlardaki potansiyelimizi de gün yüzüne çıkarttık. Ayrıca bugün geldiğimiz noktada 60'tan fazla farklı ürünle turizm piyasasında yer alıyoruz" diye konuştu.
"170'TEN FAZLA ÜLKEDE TÜRK DİZİLERİ İZLENİYOR"
Bir diğer önemli adımın ise kaynak pazar çeşitliliği olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, Türk Hava Yolları'nın 330 şehirden sağladığı direkt uçuş altyapısını baz alarak tüm dünyayı hedef turizm pazarı olarak planladıklarını ve yoğun tanıtım faaliyetlerini yürüttüklerini dile getirdi. Bakan Ersoy açıklamalarına şöyle devam etti:
"200'e yakın ülkede ülkemizi, şehirlerimizi tanıtan faaliyetler gerçekleştirdik. 170'ten fazla ülkede Türk dizileri seyrediliyor. Bu konuda da çok değerli çabalar sarf ettik. Her alanda, her yerde, tüm platformlarda Türkiye'nin tanıtımlarını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca dijital mecralardaki tanıtımlara da önem veriyoruz. Oluşturduğumuz içerikler 2.4 milyar görüntülenmeye ulaşmış durumda. İşte tüm bu çalışmalar sayesinde bugün dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri ülkemizde ağırlıyoruz. Daha önce hiç turizm hareketliliği olmayan ülkelerle bugün çok güçlü bağlar kurmuş durumdayız. 2025'in üçüncü çeyreğindeki rakamlara göre ziyaretçi dağılımında Rusya Federasyonu 5.53 milyon ziyaretçiyle ilk sırada. Almanya ise 5 milyon 220 binle ikinci, Birleşik Krallık ise 3 milyon 540 binle üçüncü sırada yer aldı. Bu tablo, pazar çeşitliliği stratejimizin sahada başarılı şekilde karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu çerçevede dünyanın dört bir yanında ülkemizi tanıtmaya ve farklı coğrafyalardan ziyaretçileri ülkemize çekmeye devam edeceğiz. 2026'da çok daha yüksek rakamlara ulaşacağımıza inanıyorum."
"KISA VADELİ ÇALIŞMALARLA BAŞARI GELMEZ"
Bakan Ersoy, Bakanlık olarak inşa ettikleri yeni kültür sanat paradigmasının ayrıntılarını da anlattı. Kültür ve sanat politikalarının kısa süreli olmamasını çok önemsediklerini söyleyen Ersoy, "Çalışmaların kalıcı ve sürdürülebilir olmasına önem veriyoruz. Yeni bir proje hazırlarken dahi bu unsurları göz önünde bulunduruyoruz. Kültür ve sanat alanında kısa vadeli çalışmalarla başarı gelmez. Bir konuda azimle, kararlılıkla çalışmak ve kökleşmek gerekir. İşte bu yüzden kalıcı ve sürdürülebilir olmaya önem veriyoruz. Bunun yanında çalışmaların yaygınlaşmasına da dikkat ediyoruz. Ülkemizde sadece bir, iki noktada değil ülkemizin dört bir yanında kültür ve sanat faaliyetlerini yürütüyoruz. Hatta uluslararası arenadaki çalışmalarımızda da ciddi bir artış yaşanıyor" dedi.
"TARİHİ MEKANLARI RESTORE EDEREK AYAĞA KALDIRDIK"
Bakan Ersoy, yeni kültür sanat paradigmasında bir diğer önemli başlığın ise mekan merkezli yürüttükleri çalışmalar olduğunu söyledi. Bu açıdan ülkede devrim niteliğinde adımlar attıklarını dile getiren Ersoy, "Tarihi mekanları restore ederek ayağa kaldırdık, şehirlerimizin, ülkemizin kültür hafızasında yeri olan mekanları yeniden kültür yaşantımızın önemli bir parçası haline getirdik. Aynı şekilde yine yurt dışında da mekan merkezli önemli çalışmalar yaptık. Yurt içinde hiçbir gencimizin, evladımızın kültür ve sanat faaliyetlerine katılamadım diye bir eksikliği hissetmemesi adına bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çağın ruhuna uygun, gençlerin ilgi göstereceği yeni kültür alanları oluşturuyoruz. Kültür merkezleri, kütüphaneler inşa ederken festivallerimizle de kültür yaşamına önemli katkılar sağlıyoruz. Yeni sanatçılarımızın yetişmesine imkan sağlayacak adımlar atıyoruz" diye konuştu.
Türkiye Kültür Yolu Festivali 26 şehirde gerçekleştirilecek
Bakan Ersoy, 2021'de İstanbul'da başlattıkları Türkiye Kültür Yolu Festivali yolculuğunun, 2025'te 20 şehre ulaştığını, çok kısa sürede uluslararası alanda dikkat çeken bir festivale dönüştüğünü kaydetti. Ersoy, "Sadece 2025 yılında, 20 şehirde, 180 günlük bir takvim içinde; 873 mekanda, bin 224 etkinlik noktasında, 50 binden fazla sanatçının katılımıyla toplam 9 bin 645 etkinlik düzenlendi. Bu etkinliklerde yaklaşık 22 milyon yerli ve yabancı sanatseveri ağırladık. 2026 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni 26 şehirde, 2027 yılında ise 32 şehirde gerçekleştireceğiz" dedi.
"Bir Anadolu Şenliği" adıyla yeni bir çalışmayı daha hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Ersoy, Hakkari, Tunceli, Bitlis, Bingöl ve Şırnak'ta konserler, tiyatro oyunları, sahne gösterileri ve daha birçok etkinlikten oluşan şenliği vatandaşlarla buluşturduklarını kaydetti. Ersoy, 2026'da "Bir Anadolu Şenliği" etkinlikleri gerçekleştirecekleri şehirlerin sayısını 9'a çıkaracaklarını belirtti.
"Yaşayan Miras Şöleni" etkinliklerine de değinen Bakan Ersoy, Bakanlık olarak geçmişin değerlerini bugüne taşıma konusunda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Ersoy, "Geçmiş meslekler, sanatlar, kültürel miras unutulmasın, bunları yaşatalım, günümüze taşıyalım anlayışıyla böyle bir şölen düzenledik. 2025 yılında 10 şehirde sanatçılarımız halkımızla bu etkinlikler aracılığıyla buluştu. 2026 yılında ise şölenimiz 15 şehirde devam edecek" şeklinde konuştu.
En temel anlayışlarından birinin kültür ve sanat çalışmalarını Anadolu'nun her köşesine taşımak olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Opera ve Bale Her Yerde" mottosuyla birinci Anadolu Opera ve Bale Festivalini" hayata geçirdiklerini dile getirdi. Ersoy, bu faaliyetlerin 2026'da artarak devam edeceğini vurguladı.
Sirkeci ve Haydarpaşa Garları kültürel mekan oluyor
Ersoy, 2026'da kültür sanat hayatına çok değerli katkılar sağlayacağına inandıkları iki önemli çalışmanın İstanbul'un en önemli simgelerinden Sirkeci ve Haydarpaşa Garlarının kültürel bir mekana dönüşmesi olduğunu söyledi. Sirkeci
Gar sahasında bulunan her bir tarihi yapının, mimari ve kültürel değerlerinin korunacağını ifade eden Ersoy, "Kültür Adası" temasıyla tasarlanan gar sahasındaki yapıların; müze, kütüphane, sanatsal etkinlik alanları ve peyzaj düzenlemeleriyle toplumun her kesimine hitap eden nitelikli bir kamusal çekim merkezine dönüşeceğini kaydetti. Ersoy, "Haydarpaşa Gar sahasında ise sergi alanları, kütüphaneler ve Anadolu Yakası'nın uzun süredir ihtiyaç duyduğu Arkeoloji Müzesi ile gar sahasında ortaya çıkarılan arkeolojik buluntular 'Arkeopark' olarak düzenleniyor. Ayrıca etkinlikler ve açık hava programlarıyla İstanbul'da yeni bir kamusal kültür-sanat işlevi üstlenecek. İnanıyoruz ki bu iki büyük projeyle İstanbul'un kültürel hayatına çok büyük bir katkı sağlanmış olacak. Bu sayede şehrin turizm potansiyeli de daha fazla güçlendirecek, yerli-yabancı turistler için İstanbul'da yeni birer ziyaret noktası oluşturulacak" şeklinde konuştu.