En önemli risk: Stagflasyon

GİRİŞ TARİHİ: 02.04.2026 GİRİŞ TARİHİ: 13:29 SON GÜNCELLEME: 02.04.2026 13:29
Enflasyon beklentileri tüm sektörlerde yükseldi. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 50’ye dayandı. Enflasyonda düşüş bekleyen hanehalkı oranı 5.19 puan azalarak yüzde 15.14’e geriledi. Gıda, yakıt ve enerji, hanehalkının fiyatları en fazla artacak dediği gruplar oldu.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA/ Tüm kesimlerin enflasyon beklentileri yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıkladığı sektörel enflasyon beklentilerine göre, 2026 yılı Mart'ta 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya kıyasla, piyasa katılımcıları için 0.07 puan artarak yüzde 22.17'ye, reel sektör için 0.90 puan artarak yüzde 32.90'a, hanehalkı için 1.08 puan artarak yüzde 49.89'a yükseldi. Sektörel enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları anketi, iktisadi yönelim anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğiyle yürütülen hanehalkı beklenti anketi ile finansal ve reel sektör uzmanlarının, imalat sanayi firmalarının ve hanehalkının 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek elde edildi.

Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 5.19 puan azalarak yüzde 15.14 seviyesinde gerçekleşti.

EN ÇOK ARTIŞ BEKLENTİSİ GIDA, YAKIT VE ENERJİ

TCMB, hanehalkı beklenti anketi sonuçlarını da açıkladı. 2 bin 985 hanehalkı tarafından yanıtlanan 2026 yılı Mart ayı hanehalkı beklenti anketine göre, hanehalkının son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları "gıda" ile "yakıt ve enerji" oldu. Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0.6 puan azalarak yüzde 40.5 düzeyinde gerçekleşirken, yakıt ve enerji fiyatının en fazla arttığını değerlendiren katılımcıların payı ise bu dönemde 6.8 puan artışla yüzde 30.8'e yükseldi. Gıda yüzde 36.1 payla, yakıt ve enerji yüzde 33.2 payla, hanehalkının fiyatının en fazla artacağı beklenen gruplar olarak da kayda girdi.

Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 0.36 puan azalarak yüzde 35.05 oldu. 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,59 lira artarak 52,15 lira olarak gerçekleşti.

Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan "altın alırım" diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 0.3 puan azalarak yüzde 55.2 oldu. İkinci sırada yer alan "ev/dükkan/arsa vb. alırım" diyen katılımcıların oranı bir önceki aya göre 1.5 puan azalarak yüzde 28.5 olarak gerçekleşti.

İMALAT SANAYİ KKO YÜZDE 73.3'E İNDİ

İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı (KKO) 2026 Mart'ta bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 74 seviyesinde gerçekleşti. TCMB'nin bin 761 iş yeri tarafından iktisadi yönelim anketine verilen yanıtları toplulaştırarak değerlendirdiği verilere göre, bu dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmamış KKO, bir önceki aya göre 0.2 puan azalarak yüzde 73.3 oldu. KKO bu düzeyi ile 2020 Ağustos'tan bu yana en düşük seviyesini gördü. KKO, martta bir önceki aya göre ara mallarında 0.2 puan azalışla yüzde 74.7, yatırım mallarında 0.6 puan azalışla yüzde 69.5, tüketim mallarında 0.5 puan artışla yüzde 71.7 düzeyinde gerçekleşti.

GÜVEN ENDEKSLERİ KAYIPTA

Geçen hafta güven endeksleri de açıklandı. TCMB verilerine göre, mart ayında mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi (RKGE), bir önceki aya kıyasla 4.1 puan azalarak 100 seviyesinde gerçekleşti. Endeks gerilese de, 100 seviyesi reel kesim temsilcileri tarafından yapılan değerlendirmelere göre ekonomik faaliyetlere ilişkin istikrarlı görünüme işaret etti. Mevsimsellikten arındırılmamış RKGE bir önceki aya göre 3.1 puan azalarak 101 oldu.

TÜİK ve TCMB işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 0.8 oranında azalarak 85 düzeyinde gerçekleşti.

Geçen hafta hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endeksleri de açıklandı. TÜİK verilerine göre, martta güven endeksi bir önceki aya kıyasla, hizmet sektöründe yüzde 0.5 azalışla 113.2, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 2 azalışla 113.6, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3.9 azalışla 82.6 oldu.

İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, alt kırılımlarına bakıldığında reel kesim güven endeksi ve inşaat sektörü güven endeksinde olumsuz seyrin devam ettiğine dikkat çekti. Alçın, "İnşaat sektörü güven endeksindeki gerilemede konut alımlarındaki yıllık bazda yavaşlama ve diğer taraftan da mevsim etkisi var. Ancak perakende ticaret ve hizmet güven endeksleri 100 eşik değerinin üzerinde ve ciddi ölçüde de güçlü kalmaya devam ediyor. Bu bir taraftan olumlu, piyasanın canlı olduğunu gösterir. Diğer taraftan da enflasyon içerisindeki talep etkisinin de yine güçlü seyrettiğini bize anlatır" dedi.

İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8.3

İşsizlik oranı 2025'te bir önceki yıla göre 0.4 puan azalarak yüzde 8.3 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK verilerine göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025'te bir önceki yıla kıyasla 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre 54 bin kişi azalarak 32 milyon 566 bin kişi, istihdam oranı 0.5 puan azalarak yüzde 49 oldu. İşgücü 2025'te bir önceki yıla göre 200 bin kişi azalarak 35 milyon 533 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0.7 puan azalarak yüzde 53.5 olarak gerçekleşti.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 1 puan azalarak yüzde 15.3 oldu. İstihdam edilenlerin yüzde 14'u tarım, yüzde 20.2'si sanayi, yüzde 6.8'i inşaat, yüzde 59'u ise hizmet sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün payı 1.1 puan, inşaat sektörünün payı 0.2 puan artarken, tarım sektörünün payı 0.8 puan, sanayi sektörünün payı ise 0.5 puan azaldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025'te bir önceki yıla göre 3 puan artarak yüzde 29.7 oldu.

Öte yandan, 2025'te işsizlik oranı en düşük il yüzde 4 ile Ardahan iken, işsizlik oranı en yüksek il yüzde 13.8 ile Hakkari olarak kaydedildi. En yüksek istihdam oranı yüzde 58.1 ile Artvin'de, en düşük istihdam oranı ise yüzde 32.9 ile Hakkari'de gerçekleşti. 2025 yılında işgücüne katılma oranı en yüksek il yüzde 61.3 ile Artvin, en düşük il ise yüzde 38.1 ile Hakkari oldu.

ENFLASYON VERİSİ AÇIKLANACAK

Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) şubatta aylık yüzde 2.38 artarken, yıllık enflasyon 0.43 puan artışla yüzde 35.55'e yükseldi. Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 56.66 artış, imalatta yüzde 35.20 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE aylık bazda ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3.20, imalatta yüzde 2.36 artış gösterdi.

Bu hafta (3 Nisan'da) mart ayı enflasyon verisi açıklanacak. TCMB'nin piyasa katılımcıları anketinde katılımcıların mart ayı tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 2.18 düzeyindeydi. TÜİK verilerine göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ocakta yüzde 4.84, şubatta yüzde 2.96 düzeyinde gerçekleşmişti. Şubatta yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31.53'e yükselmişti.

Dr. Harun Türker KARA / Ankara Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi

"İşsizlik oranı son 21 yılın en düşük düzeyinde"

ABD/İsrail-İran savaşının etkisiyle jeopolitik gelişmeler beklenti kanalında etkili olmaya başladı. Mart 2026 itibarıyla piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkı 12 ay sonrası için enflasyon beklentilerini yükseltmiş durumda. Öte yandan, mart ayında mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksinin 4.1 puan düşmesi ve imalat sanayi kapasite kullanım oranının yatay seyretmesi Ramazan ayı gibi dönemsel etkilere ve belirsizlik ortamına bağlanabilir. Güven endekslerine yayılan düşüş, savaş kaynaklı risklerin üretim beklentilerini olumsuz etkilediğine işaret etmekte. Bununla birlikte, veriler işletmelerin mevcut üretim seviyelerini koruma eğiliminde olduklarını da gösteriyor. Bu doğrultuda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Nisan toplantısında, mevcut veriler ışığında temkinli davranarak "bekle-gör" yaklaşımını sürdürmesi beklenmekte. Ayrıca yurt içi yerleşiklerin döviz talebinin mevcut seyrinin değişmesi de politika kararları üzerinde belirleyici unsurlar arasında yer alabilir.

Türkiye ekonomisi, savaşın başladığı döneme görece güçlü bir mali görünüm ve işgücü piyasası ile girmişti. Nitekim işsizlik oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 0.4 puan azalarak yüzde 8.3 seviyesine geriledi ve son 21 yılın en düşük düzeyine geldi. Ancak savaşın uzaması durumunda, başta beklentiler kanalı olmak üzere finansal koşullar ve reel sektör faaliyetleri üzerinde aşağı yönlü risklerin artabileceğini söyleyebiliriz.

Prof. Dr. Sinan ALÇIN / İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi, stratejik ekonomi danışmanı

"Savaşın yaratabileceği en önemli risk stagflasyon"

Kasım 2024 itibarıyla politika setinde değişikliğe giderek politika faizini azaltma eğilimine giren TCMB, İran savaşı ile birlikte indirim sürecini durdurdu. Savaş devam ederse belki de faiz artırmak durumuyla karşı karşıya kalınabilir. Bu tabii tamamen savaşın ne kadar süreceğine ve TCMB rezervlerinin durumuna bağlı bir sonuç olarak karşımıza çıkacak. 22 Nisan'da eğer savaş devam ederse Merkez Bankası muhtemelen bir faiz artırımına gitmek durumuyla karşı karşıya kalabilir.

Hanehalkının beklentisi yüzde 50 civarında bir enflasyon beklentisine işaret ediyor. Bunun bir kısmı savaşın olası etkilerinden, bir kısmı ise gıda ve konut kiralarındaki artış beklentisinden destek alıyor. Önümüzdeki süreçte savaşın ikincil etkilerinden biri de tarımsal ürünlerde girdi olarak kullanılan amonyak arzındaki engellere bağlı olarak hammadde fiyatlarında yaşanacak artış kaynaklı olabilir. Bu da gıda fiyatlarını olumsuz etkileyebilir. Şu an savaş sona erse bile ham petrol fiyatları yıl sonu muhtemelen 70-75 bandında yer alacaktır. Bu da piyasanın yüzde 25 olan yıl sonu enflasyon beklentilerini yüzde 27-28 bandına doğru çekebilir. Savaşın devam ettiği senaryoda, savaşın ikincil etkilerinin de devreye girmesiyle birlikte ham madde ve pazar sıkıntısı yaratabilir. Dünya ekonomisi açısından bu savaşın yaratabileceği en önemli risk stagflasyon. Şu an henüz onun uzağında olsak da önümüzdeki süreçte enflasyonla birlikte istihdam verilerini de daha yakından takip ediyor olacağız. 2025 yılı istihdam verilerine baktığımızda burada özellikle atıl iş gücü oranındaki yüksek seyrin devam ettiğini görüyoruz. Bunun iyileşebilmesi için sektörlerin katma değerini artırması gerekiyor. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere, istihdamda ciddi daralma yaşayan sektörlerdeki kayıpların, başka sektörlerde telafi edilmesi önem taşıyor.

Prof. Dr. Erhan ASLANOĞLU / İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi

"Enflasyonun boyutu savaşın gidişatına göre değişecek"

Sektörel enflasyon beklentilerinde, savaşın etkisini görüyoruz. Türkiye'de zaten ocak ve şubat enflasyonları yüksek geldi, bu süreç enflasyon beklentilerini olumsuz etkiliyordu. İran savaşının da etkisiyle, mart ayında enerji ve petrol fiyatlarındaki artışlar, tüm kesimlerin enflasyon beklentilerini hızla yükseltti. Enflasyon beklentileri yukarı, büyüme beklentileri ile güven endekslerinde ise aşağı yönlü bir ivme var. Enflasyonun boyutu savaşın gidişatına göre değişecek. Süre uzarsa, enflasyona yönelik riskler artacak. Enflasyon beklentileri de yükselmeye devam edecek. Vatandaş, tüketiminde ağırlığı olan sektörlerde enflasyonu daha çok hissediyor. Hanehalkı beklenti anketinde de, savaşın da etkisiyle gıda ile yakıt ve enerji, fiyatının en fazla arttığı değerlendirilen gruplardan oldu.

Öte yandan savaşın gidişatı, 22 Nisan'daki Para Politikası Kurulu toplantısında TCMB'nin faiz artırma ihtimalini güçlendiriyor. Mart ayı enflasyonuna savaşın etkisinin kısmen yansıyacağını düşünüyorum. Mart ayında tüketici enflasyonunun yüzde 3.5-4 bandında olma ihtimali yüksek. Savaş uzamasa bile 2026 sonunda yıllık enflasyon yüzde 25-30 bandına yükselebilir. Süre uzarsa yıllık enflasyonda yüzde 30 düzeyi görülebilir.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.