Enerjide yeni stratejik dönem başladı

GİRİŞ TARİHİ: 21.05.2026 GİRİŞ TARİHİ: 10:50 SON GÜNCELLEME: 22.05.2026 00:01
Enerji sektörünün, küresel ekonominin yeni omurgasını oluşturacak şekilde yeniden yapılandığını ifade eden Gersan Elektrik Yönetim Kurulu Danışmanı Prof. Dr. Murat Kasımoğlu, “IEA’nın analizine göre veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030 yılına kadar yaklaşık iki katına çıkarak 945-950 TWh seviyesine ulaşması bekleniyor” diyor.

ÖZBEY MEN/ Enerji sektörü, küresel ekonominin yeni omurgasını oluşturacak şekilde yeniden yapılanıyor. Uzun yıllar boyunca enerji; petrol, doğal gaz ve üretim kapasitesiyle eş anlamlıydı. Ancak dünya artık farklı bir eksene kayıyor. Bu yeni dönemin merkezinde elektrifikasyon, enerji güvenliği, dijital altyapı, veri merkezleri, yapay zekâ sistemleri, elektrikli ulaşım ve düşük karbonlu üretim modelleri yer alıyor. Bu nedenle enerji ekonomisinin ağırlık merkezi üretimden altyapıya doğru kaymaya başladı.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)'nın verileri bu dönüşümün yapısal olduğunu gösteriyor. IEA'ya göre küresel elektrik talebi 2024 yılında yüzde 4,3 artış gösterdi. Ajans, 2025-2027 döneminde ise yıllık yaklaşık yüzde 4'e yakın büyüme bekliyor. Bu artış, dünya ekonomisinin giderek daha fazla elektrik temelli bir yapıya geçtiğini ve "Elektrik Çağı" olarak tanımlanan yeni bir dönemin güçlendiğini açıkça ortaya koyuyor.

Bu yeni çağda veri merkezleri, yapay zekâ uygulamaları, elektrikli araçlar, otomasyon sistemleri ve endüstriyel elektrifikasyon enerji tüketimini belirleyen temel alanlar hâline geldiğini belirten Gersan Elektrik Yönetim Kurulu Danışmanı Prof. Dr. Murat Kasımoğlu, IEA'nın analizine göre veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030 yılına kadar yaklaşık iki katına çıkarak 945-950 TWh seviyesine ulaşmasının beklendiğini hatırlatıyor. Bu tablonun dijital ekonominin aslında çok güçlü bir fiziksel enerji altyapısına ihtiyaç duyduğunu açık biçimde gösterdiğini vurgulayan Kasımoğlu, fırsatın tam da bu noktada ortaya çıktığını ifade ediyor. Kasımoğlu, "Önümüzdeki dönemde küresel ekonominin stratejik alanlarından biri enerji altyapısı ve elektrifikasyon ekosistemi olacak. Çünkü dünya artık güvenilir, esnek, akıllı ve yüksek kapasiteli enerji altyapısına ihtiyaç duymakta. IEA'ya göre dünyada her yıl yaklaşık 400 milyar dolar elektrik şebekelerine, yaklaşık 1 trilyon dolar ise elektrik üretim varlıklarına yatırılıyor. Ancak IEA, elektrik talebi ve yenilenebilir enerji yatırımları, artıkça şebeke yatırımlarının üretim yatırımlarına yaklaşması gerektiğini vurguluyor. Bu durum enerji altyapısı şirketleri açısından uzun vadeli ve yapısal bir büyüme alanı yaratıyor" diyor.

"GÜÇLÜ BİR ENERJİ İLETİM VE DAĞITIM ALTYAPISI ŞART"

Yenilenebilir enerji santrallerinin kurulabileceğini, veri merkezlerinin inşa edilebileceğini dile getiren Kasımoğlu, ancak güçlü bir enerji iletim ve dağıtım altyapısı olmadan bunların hiçbirinin sürdürülebilir olmayacağına dikkat çekiyor. Kasımoğlu, sözlerine şöyle devam ediyor:

"IEA'nın Küresel Elektrikli Araç Görünümü 2025 raporuna göre dünyadaki halka açık şarj noktalarının sayısı 2022'den bu yana ikiye katlanarak 5 milyonun üzerine çıktı. Bu gelişme, elektrikli ulaşımın araç üretimi, şarj altyapısı, enerji yönetimi, pano sistemleri, kablo kanalları ve güvenli güç dağıtımıyla birlikte büyüdüğünü gösteriyor. Bu nedenle busbar sistemlerinden enerji dağıtım çözümlerine, otomasyon altyapılarından elektrikli araç şarj sistemlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren şirketler, yeni enerji ekonomisinin görünmeyen fakat en kritik oyuncuları hâline gelmiş durumda. Enerji altyapısı teknik bir yatırım kalemi olduğu gibi; sanayi üretiminin, veri ekonomisinin, şehirleşmenin, savunma sanayisinin, lojistiğin ve sürdürülebilir büyümenin temel taşıyıcı sistemi olarak öne çıkıyor. Bu yeni denklem içinde Gersan, ABB, Eaton, Schneider Electric ve Siemens gibi şirketlerin stratejik konumu artık elektrifikasyon çağının kritik enerji altyapı sağlayıcıları olarak yeniden değerlendirilmekte. Schneider Electric'in 2024 entegre raporunda Energy Management gelirlerinin 31,1 milyar avroya ulaştığı ve grubun gelirlerinin yüzde 82'sini oluşturduğu belirtiliyor. Bu veri, enerji yönetimi ve elektrifikasyon çözümlerinin küresel sanayi şirketlerinde konumlandığı yeri gösteriyor."

Benzer şekilde ABB'nin, 2024 yılında 32,9 milyar dolar gelir, yüzde 18,1 operasyonel EBITA marjı ve 3,9 milyar dolar serbest nakit akışı açıkladığını hatırlatan Kasımoğlu, ABB'nin son dönemde orta gerilim ekipman üretimine yönelik Avrupa'da 200 milyon dolarlık yeni yatırım kararı almasının da veri merkezleri, elektrikli araçlar, endüstriyel karbonsuzlaşma ve artan elektrifikasyon ihtiyacının üretim kapasitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.

"GERSAN'DAKİ DÖNÜŞÜM, BU YAPISAL DEĞİŞİMİN PARÇASI"

Siemens tarafında da benzer bir eğilim görüldüğünün altını çizen Kasımoğlu, Gersan'ın son yıllardaki dönüşümünün de bu büyük yapısal değişimin bir parçası olarak değerlendirilebileceğini vurguluyor. Gersan'ın yeşil üretim, otomasyon, robotik sistemler, enerji verimli üretim ve mühendislik kapasitesini güçlendirme yatırımlarının operasyonel modernizasyon ve aynı zamanda yeni enerji ekonomisine uyum sürecini temsil ettiğini aktaran Kasımoğlu, önümüzdeki dönemde rekabetin üretim kapasitesi, karbon verimliliği, dijitalleşme düzeyi, otomasyon gücü, teslimat hızı ve sürdürülebilirlik kabiliyetiyle şekilleneceğini idade ediyor. Kasımoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürüyor:

"Bu çerçevede küresel eğilimler teknolojik ve jeopolitik bir dönüşüme işaret ediyor. Dünya daha kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir döneme girerken enerji güvenliği yeniden ekonomik ve stratejik önceliklerin merkezine yerleşiyor. Kritik geçiş hatlarındaki riskler, enerjiye bağımlı ekonomilerin ne ölçüde hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu nedenle şirketler maliyet avantajına odaklanan bir yaklaşım yerine dayanıklılık, tedarik güvenliği, operasyonel süreklilik ve bölgesel üretim kabiliyetini önceleyen bir stratejik çerçeve benimsemekteler. Türkiye'nin jeostratejik konumu şirketler ve yatırımcılar açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Avrupa, Körfez, Afrika, Orta Asya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ekseninin merkezinde yer alan Türkiye, enerji altyapısı yatırımları için doğal bir üretim, mühendislik ve lojistik merkezi olabilecek konumda. Bu durum özellikle enerji dağıtım sistemleri, busbar çözümleri, kablo kanalları, pano sistemleri, şarj altyapıları ve endüstriyel enerji yönetimi alanlarında faaliyet gösteren şirketler için önemli bir ölçeklenme fırsatı yaratıyor. Yeni dönemde değer yaratan şirketler, ürün üretip satarken enerjiyi daha akıllı, daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir şekilde yöneten ve çözümler geliştiren şirketler olacak. Gersan gibi bu ekosistemde yer alan şirketler için önümüzdeki dönem, küresel enerji mimarisindeki dönüşümün yarattığı yapısal fırsatların belirleyici olacağı bir dönem olacaktır."

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.